Medya Alkol Promilini Artırıyor

 Hollanda Radbound Üniversitesi’nden bir grup bilim adamı, araştırmalarında 80 gencin televizyon izleme davranışlarını izledi. Araştırmacılar, televizyonda içki içen birçok insan manzarası görenlerin, görmeyenlere oranla iki kat fazla alkol tükettiği sonucuna vardı.

TUĞBA KAPLAN – YENİ BAHAR DERGİSİ | 29 Mart 2012

Sosyal düzeni ve aile hayatını derinden sarsan alkol, adeta etkili bir virüs gibi tüm yaşam alanına yayılıyor. Alkolün bu denli içimizde yer almasına ise maalesef bazı görsel-işitsel medya araçları kapı aralıyor. Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) medya organlarında alkol ve alkollü ürün reklamına sınırlama getirmesine rağmen, program ve dizilerin çoğunda hâlâ alkol görüntüleriyle karşılaşmak mümkün. Yaptırımları fazla bulan alkol firmaları ise çareyi kendilerine yeni mecra aramakta buluyor. Çoğu rotasını, sosyal medyaya çeviriyor. İçki sektörü, gençlerin yoğun olarak kullandığı facebook, twitter ve youtube’da rahatça alkol tanıtımı yapıp, promili bu mecrada artırmaya çalışıyor. Peki alkol görüntüleriyle süslenen diziler ve içki reklamlarının yapıldığı sosyal medya faaliyetleri daha ne kadar devam edecek? Her derdi olan içki içmek zorundaymış gibi lanse edilen görüntülere daha ne kadar maruz kalacağız? Sorumlu kurumlar, bir sosyalleşme aracı olarak sunulan aşırı alkol kullanımı faaliyetlerine “Dur!” diyebilecek mi?
Türkiye, 4 milyonu aşkın alkolik, 17 milyonu aşkın alkol kullanıcısı ile alkol tüketiminde dünya üçüncüsü. Tüketiciler Birliği Genel Başkanı Nazım Kaya, bu sayının fazla olmasındaki bütün sorumluluğun medyada olduğunu düşünüyor. Özellikle televizyonun eğitici olması gerekirken, alkol kullanımını teşvik etmesinin anlaşılır bir durum olmadığını ifade ediyor. Aile ortamında çocukların da izlediği filmlerde ‘güç sahibi’, ‘kahraman’ ve ‘sevilen’ karakterlerin rol aldığı içki sahneleri pervasızca gösteriliyor. Bu görüntüler çocukların gözünde içki içmeyi normalleştirdiği gibi, erken yaşta alkol kullanımına da sebep oluyor. Psikiyatrist Doç. Dr. Sefa Saygılı, alkol kullananların ve alkol kullanmaya bağlı problemlerin ülkemizde her geçen gün arttığına, medyanın da buna aracılık ettiğine dikkat çekiyor. İçki serbestçe satılıyor ve medyada ellerinde içki bardaklarıyla seçkin(!) insanlar boy göstererek, adeta alkolü teşvik ediyorlar. Üstelik “Az miktar şarap sağlığa yararlıdır” tarzında uydurma haberlere de rastlıyoruz zaman zaman. Saygılı, gençlik yıllarının alkole başlama adına büyük risk taşıdığına işaret ediyor. Saygılı’ya göre özellikle 12-25 arası yaş grubunun alkole başlamasındaki en büyük pay medyaya ait.

Yasal boşluk doldurulmalı

Alkolün su gibi tüketilmesini teşvik eden medya organlarını denetleyecek olan şüphesiz Üst Kurul. Yetkililer Radyo ve Televizyon Üst Kurulu Görsel-İşitsel Medya Hizmetleri Yönergesi’nde yer alan ‘Bütün Görsel-İşitsel Medya Hizmetlerine Uygulanabilecek Hükümler’ başlığı altında gereken düzenlemelerin yapıldığını belirtiyor. RTÜK, alkollü içecekler için yapılan görsel-işitsel ticarî iletişimlerin, özellikle çocukları hedef almaması ve bu tür içeceklerin aşırı tüketiminin teşvik edilmemesi gerektiği üzerinde duruyor. Nazım Kaya, alkol görüntülerinin bir daha tekrarlanmaması adına RTÜK’ün daha etkili cezalar ve ağır yaptırımlar uygulaması gerektiğini vurguluyor. Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu (TAPDK) Başkanı Dr. Mehmet Küçük de ‘Alkollü İçki Reklamlarında Uyulacak İlkeler Hakkında Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Bildirge’deki maddeyi hatırlatıyor. Maddede alkollü içkilere ilişkin her türlü reklam, sponsorluk, televizyon üzerinden satış gibi görsel-işitsel ticarî unsurların özellikle 18 yaşından küçükleri hedef alamayacağı ve bu içeceklerin ölçüsüzce tüketiminin özendirilemeyeceği hükmü yer alıyor. Bu yorumlar yapılırken, Danıştay 13. Dairesi’nin TAPDK’nın hazırladığı ‘Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliği’nde yer alan “Çocuk ve gençleri hedef alan etkinlik ve tanıtımlarda alkollü içki markaları veya alkollü içki markalarını çağrıştıracak unsurlar kullanılamaz.” maddesinin yürütmesini durdurması, bugüne kadar yapılan tartışmaları değersiz kılıyor. Verdiği kararla alkolle mücadelenin önüne taş koyan Danıştay’a karşı, TAPDK’nın bir an önce yürütmeyi durdurma kararı verilen maddelerde düzenleme yapması gerekiyor. Ama bundan önce yapılması gereken şeyi Yeşilay Derneği Başkanı Avukat Muharrem Balcı  anlatıyor. Balcı’ya göre öncelikle yasal boşluğun doldurulması gerekiyor. Hukukî beyanat yeterli olmadıkça ne RTÜK ne TAPDK ne de sivil toplum kuruluşları bunun önüne geçebilir. Nitekim bu hükme rağmen birçok dizi, film ve spor programlarında toplumun beğendiği karakterlerle içki reklamı yapılıyor.

Sosyal medya içki sektörüne kucak açıyor

Görsel ve işitsel medyada alkole özendirme konusu sınırlı da olsa kontrol altına alınabilirken, sosyal medya için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Zira son dönemde TAPDK ve RTÜK’e yapılan şikâyetler doğrultusunda içki sektörüne, reklam sınırlamaları getirildi. Bunun üzerine içki firmaları, daha rahat hareket edebilecekleri bir mecra arayışına girdi. Üreticiler şimdilerde kendilerine kucak açan sosyal medyada rahatça hareket ediyor. Öyle ki firmaların marka müdürleri ve iletişim sorumluları, “Projelerimizi mutlaka sosyal medya kanallarına entegre etmeye özen gösteriyoruz.”, “Sosyal medya bizim için oldukça efektif bir yatırım alanı.” diyerek bu mecrayı kullandıklarını ifade ediyor. Bir alkol markası Haziran 2011’de düzenlediği bir festival için Facebook sayfasına ilk 10 günde 25 bin üye kazandırılmış, 2 gün süren festival boyunca sayfa, 10.000’den fazla kişi tarafından ‘beğen’ilmiş, toplamda Facebook ve Twitter aracılığı ile yaklaşık 1.200.000 kişiye ulaşılmış. Markanın Friendfeed, YouTube, Vimeo ve flickr gibi kanallarda da büyük oranda takipçileri mevcut. Yani çoğu içki firması yarışma ve verilen partilerle hayran sayısını ve alkol tüketimini kolayca artırabiliyor.
Danıştay’ın kararı, RTÜK ve TAPDK’nın girişimleri ve medya genelindeki son durum böyle. Önümüzdeki zaman dilimi ne gösterir bilemiyoruz ama bilinen bir şey var ki, o da alkol bağımlılığının giderek artış gösterdiği ülkemizde toplumsal düzen, aile ve sosyal yaşam medya aracılığıyla içkiye mahkûm ediliyor. Özellikle çocuk ve gençlerin zarar görmemesi adına alkolizm furyasına en kısa zamanda müdahale edilmesi gerekiyor.

t.kaplan[email protected]

Tuğba Kaplan

Gazeteci/ Aksiyon Dergisi Politika, Sosyoloji, uluslararası ilişkiler, medya ve kültür dünyasından ünlü isimlerle gündemle ilgili aktüel röportajlar yapmaktadır. Ayrıca gündeme dair konuları farklı yönleriyle ele alan dosyalar hazırlamaktadır.

You may also like...

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <s> <strike> <strong>